Çanakkale Hakkında

Saros Körfezi:

Sahip olduğu sualtı hazineleri, Saros Körfezi’ni Türkiye’nin kuzeybatı Ege kıyılarının önde gelen dalış noktası haline getiriyor.

Saros Körfezi’nde şiddetli akıntı vardır ve büyük kentleşme ve sanayileşmenin etkileriyle bozulmamıştır. Bunun sonucu olarak Ege Denizi’nin en temiz ve el değmemiş bölgelerinden birisidir. Koy, akıntılar sayesinde yılda üç kez kendini temizler, sıcak ve soğuk su karışımı ile kendini atıklardan kurtarır.

Koyda su böcekleri, ıstakoz, deniz yıldızı ve deniz salyangozları gibi 200’ü aşkın farklı deniz canlısı var. Ayrıca çok sayıda dalış noktası bulabilirsiniz: İbrice Limanı, Cennet, Cehennem, Toplar Burnu, Asker Taşı, Üç Adalar, Kömür Limanı, Bebek, Minnoş Kayalıkları. Bunların içinden en bilineni Minnoş Kayalıkları’nda, su seviyesinin yaklaşık 15 metre altında, falezlerde renkli kayalıklar vardır. İlk birkaç metreden sonra yunusları ve deniz kaplumbağalarını görebilir, turuncu mercanların yanından geçebilirsiniz. Falezin sonunda fener balığı ve büyük vatozlarla karşı karşıya gelebilirsiniz.

Saroz Körfezi ayrıca gemi enkazlarına da ev sahipliği yapar. Bunlardan biri, 188 ton ağırlığındaki Lundy Batığı’dır. Gemi 1908 yılında yapılmış ve 1915 yılında batmıştır. Enkazı, Saros Körfezi’nin güneyindeki Suvla Körfezi’nde yer alır. 13. metreden sonra geminin silueti görülmeye başlar ve bu noktadan itibaren kaptanın teknesinde gezebilir ve güvertede çipuraların yüzmesini izleyebilirsiniz. Geminin kumla buluştuğu zemininde birçok ıstakoz ve akya balığı bulabilirsiniz.

Saros Körfezi’ndeki son batık, Mart 2019’da batırılan ve keşfe hazır olan bir Airbus A330’dur.

Gelibolu:

Ege ve Marmara denizlerinin buluşma noktası olan Gelibolu, Çanakkale’de yer alır ve deniz yaşamı ve büyüleyici gemi enkazlarıyla doludur.

Gelibolu Yarımadası, 1. Dünya Savaşı’nın en bilinen ve büyük cephelerinden birine, Çanakkale Savaşı’na ev sahipliği yapmıştır. Alan, İngiliz kuvvetleri ve müttefikleriyle Türkler arasında savaşın gerçekleştiği alandır. 15 Nisan 1915 tarihinde torpilin çarpmasıyla batan kargo gemisi Lundy’nin ve denizin 18-28 metre altında yatmakta olan HMS Majestic’in enkazı, bölgenin ilgi çekici kısımlarını oluşturur.

Gelibolu Yarımadası ve Çanakkale’de 216 gemi enkazı vardır. Bu batıkların kalyonlar dışındaki büyük çoğunluğunu deniz araçları oluşturur. Dalış derinlikleri 7 - 30 metre arasında değişir. Normal dalış ve statik hat dalışları denenebilir. Milo, 1915 Ekim’inde, Kuzey Plaj’da bulunan Avusturalya ve Yeni Zelanda Askeri Birliği’ni (ANZAK) korumak için bir dalga kıran oluşturmak amacıyla Müttefikler tarafından kısmi olarak batırılmış. 18 Kasım 1915 tarihinde bir fırtınada ortadan ikiye ayrılmış ve günümüzde orijinal konumundan sadece 15 santimetre uzakta yer almaktadır.

Assos:

Bir tarafında oksijen deposu Kazdağları, diğer tarafında Ege Denizi olan Assos, çevresinde bulunan antik kentler, tarihi yapılar, köyler, şelaleler ve bu yörenin kendine has kültürüyle oldukça zengin bir bölgedir.

Çanakkale Ayvacık ilçesi Behramkale Köyü’ndeki “Assos Antik Kenti”, eşsiz Ege Denizi manzarasıyla Kuzey Ege’nin özel yerlerinden biridir. Ünlü filozof Aristoteles’i ve kurduğu felsefe okulunu bu topraklarda ağırlayan Assos’un geçmişi tarih öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır.

Asos, elinizi uzatsanız tutacakmışsınız gibi hissettiğiniz, karşı kıyısında bulunan Midilli’den (Lesbos) gelen Methymna’lılar ve Aioller tarafından kurulmuştur. Bu yerleşim antik çağlardan Helenistik döneme, Roma’dan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyete tanıklık etmiş ve günümüze kadar bu dönemlerden izler taşıyarak gelmiştir. Bir dönemin zengin liman kenti Assos, günümüzde antik limanı, Athena tapınağı, tiyatrosu, mavi bayraklı koyları, balıkçı köyleriyle önemli bir dalış noktası ve görülmesi gereken yerlerden birisidir.

Çanakkale Antik Tarihi

Çanakkale denince ilk akla gelenlerden birisi Çanakkale’de geçen mitolojik öykülerdir. Şehrin mitolojik öykülerde karşılaştığımız ilk isimleri Dardanelles ve Hellespontos Dardanelles, Troya şehrinin de içerisinde yer aldığı geniş bir coğrafyanın ismi. Hellespontos ise antik çağ yazarlarının çok işlediği "Altın Post"  öyküsünde Karadeniz'e, Kolkhis ülkesine altın postlu koça binip gitmek için boğazı geçerken koçtan düşen Helle'den geliyor ve anlamı Helle'nin denizi. İki kıta arasında bir geçiş noktası olmanın yanı sıra İstanbul'a deniz yoluyla ulaşmak; verimli Karadeniz'le ticaret yapmak için Akdeniz ülkelerinin; bir iç deniz olan ve açık denizlere ancak Çanakkale ve İstanbul boğazlarından geçerek ulaşılabilen Karadeniz ülkelerinin ilgisini çekti. Kimi zaman gemileri birbirine bağlayıp bir köprü kurarak, bazen de dubalardan köprü oluşturarak ordular kıtadan kıtaya geçtiler. Dardanos'la ilgili buluntular yok ama tarihinin Troya'dan önceye dayandığı düşünülüyor. Uzun yıllardır süren kazılarda ortaya çıkarılan defalarca yeniden kurulup yeniden yıkılacak Troya büyük bir uygarlık kurmuştu. Bölge birçok uygarlığa da ev sahipliği yaptı. M.Ö. 5. yüzyılda bütün Anadolu'yu egemenli altına alan Perslerin egemenliği, M.Ö. 386'da Persler ile Spartalılar arasında yapılan "Kral Barışı" ile iyice pekişti. Pers Kralı Kserkes  Yunanistan ve Makedonya'ya gitmek üzere Abydos'dan Sestus arasında dubalar ve gemilerle kurduğu köprü ile geçti. Pers egemenliği Makedonya Kralı Büyük İskender'in M.Ö. 334"de Gronikas'da (Biga Çayı) Pers ordusunu yenmesiyle gerilemeye başladı. Bölge bir süre Pers komutanları arasındaki iktidar kavgalarına tanık oldu. Bergama Krallığı egemenliği Galat istilanda kaldı. Roma ve Bizans dönemlerinde limanları ile önem kazandı. Osmanlı'nın bölgede ilk ele geçirdiği yer Gelibolu oldu. Sonrasında ise Fatih Sultan Mehmet boğazın iki yakasında iki kale inşa ederek antik dönemlerden beri devam eden geleneği sürdürdü. Anadolu yakasında 1462'de inşa ettiği kaleye Kale-in Sultaniye adını verdi: yani Çanakkale.

Çanakkale Kent Tarihi

Osmanlı egemenliğine giren, Boğaz’ın kıyısına kurulmuş kentin çekirdeğini 1462 yılında Kale- i Sultaniye (Çimenlik Kalesi’nin) etrafında başlayan yerleşim oluşturuyor. Günümüzde de iyi durumda olan ve Askeri Deniz Müzesi ile birlikte görülebilen kalenin ve boğazın savunulmasında görevli asker ve idareci sivil memurlar şehirde ilk olarak Fatih Camisi civarındaki Cami-i Kebir mahallesini kurdular.

Bir dönem Kale-î Sultaniye olarak anılan kentin günümüzdeki adının kalenin çanağı andırmasından ya da yöredeki çanak-çömlek yapımcılığından geldiği düşünülüyor.

18. yy’a kadar kent olma yolunda belirli bir gelişme gösteren Çanakkale, Boğazlarda ekonomik faaliyetin yoğunlaşması ile bir liman kenti olmaya ve zenginleşmeye başlar.

19. yy’da Osmanlı’nın Balkanlar ve Kafkaslardaki toprak kayıpları ile yaşanan göç dalgasında buralardan gelen göçmenlerin bir bölümü Çanakkale’ye yerleştirildi. Müslümanlar dışındaki kent halkı ise göçmek bir yana genişlemeyi sürdürdüler.

1915'de Alman savaş gemilerinin peşinden gelen İngiliz ve Fransız savaş gemileri Çanakkale Boğazı’ndan geçmek ve Karadeniz’e çıkmak istiyordu. Osmanlı buna izin vermeyince İngiliz-Fransız donanması Boğaz’ı kuşattı.
Osmanlı Boğaz’ın iki yanına yerleştirdiği kuvvetlerle donanmanın geçmesine ve karaya çıkmasına izin vermedi. Her iki tarafın büyük kayıplar verdiği bu dramatik savaşın geçtiği yerler Gelibolu Tarihi Alanı olarak ziyaretçilerini bekliyor.