Kurumsal

Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı Projesi, Çanakkale Savaşları hakkında farkındalık yaratmak amacıyla yola çıkmış bir projedir. Bu doğrultuda en yeni dijital teknikler kullanılarak Çanakkale Boğazı ve Ege Denizi’nde 1. Dünya Savaşı’ndan kalma tarihi öneme sahip batıklar tespit edilmiştir. Proje, bu bağlamda Çanakkale savaş batıklarının gelecek nesiller için korunmasına yardımcı olmayı hedefleyen ve devamlılığı olan bir sualtı arkeolojik araştırma projesidir. 

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, 2014 yılında Çanakkale Savaşlarının yaşandığı alanı korumak, Çanakkale savaşlarının bilinirliğini arttırmak ve gelecek nesillere aktarmak üzere kurulmuştur. Dünyanın en iyi korunmuş savaş alanı olarak UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer almıştır. Karada yer alan savaşa ait izlerin korunduğu gibi 2017 yılında başlayan çalışma ile Çanakkale Savaşları’nda batmış olan gemilerin tespit edilip koruma önlemleri alınarak ziyarete açılmaları hedeflenmiştir.

Çanakkale denilince akla ilk gelen 1. Dünya Savaşı’nda Gelibolu yarımadasında karada yaşanan destansı mücadele olacaktır. Bununla birlikte, 1. Dünya Savaşı’nın en önemli deniz olaylarından birisi Çanakkale'de gerçekleşmiş olsa da bu gerçek çoğu kişi tarafından bilinmemektedir. Savaşın tüm şiddetinin yaşandığı anda donup kalan ve denizin farklı derinliklerinde bulunan sualtı kültür mirası niteliğindeki bu savaş anıtlarına çoğu kişi erişememektedir. 
Başkanlığımız, su altındaki bu anıtları sadece dalış yapma imkânı olanların değil, deniz tabanında ne olduğunu herkesin anlaması için 3B haritalar ve savaş batıklarının deniz tabanında nasıl durduklarını anlatan 3B uygulamalar gerçekleştirmektedir. 

Çanakkale Savaşları yaygın bir şekilde bilinmesine rağmen, savaşta batan gemiler ve hikayeleri özel izinlerle dalış yapma imkânı bulabilenler dışında pek bilinmemektedir. Savaş batıklarının hikayeleri ve Çanakkale’de neler yaşadıklarının anlatıldığı 1. Dünya Savaşı temalı sualtı parkında dalış yapma imkânının yanı sıra batıkların üç boyutlu görünümleriyle birlikte hikayelerinin de anlatıldığı görülebilmektedir. Bu sebeplerden dolayı “Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı Projesi” Dünya’nın en önemli dalış merkezlerinden birisini konumundadır.

Savaş batıklarının hem tarihleri hem de Çanakkale Savaşı’ndaki son anı ile sualtında günümüze ulaşmış olması, teknoloji ve insana dayanan hikayeleri nedeniyle sadece batık dalışı deneyimi yaşatması dışında, dalış yapan herkesi savaşın derin izlerini hissetmeye davet etmektedir. 

Her siperinde ayrı bir destan yazılan Türk ve Dünya Tarihi’nin seyrini değiştiren Çanakkale Savaşları’nın öneminin her daim bilincindeydik. Tarihe ışık tutan ve o dönemin izlerini en detaylı şekilde yansıtan batıkları dünyanın gözleri önüne sermek, bir nevi su altındaki tarihi bilgileri su üstüne çıkarmak için kolları sıvadık.

Öncelikle bilimin ışığında ilerleyerek ve her konuda olabilecek tüm hassasiyetleri gözeterek yol almayı hedefledik. Keza bu tarihin bu hususu birçok medeniyeti kapsayan ve milli duyguları incitmemek ve hatta yüceltmek adına fazlasıyla önem arz ediyordu.

Amacımız

Çanakkale’de yer alan tarihi sualtı miraslarının dünya çapında duyulmasını sağlayarak hem iç hem dış turizmde hak ettiği öneme ve global çapta bilinir bir marka değerine sahip olmasını hedefledik. Koruma kullanma dengesi gözetilerek ve sürdürülebilir turizm dengelerine uygun şekilde çalışmalar gerçekleştirerek dünya tarihinin seyrine etki etmiş bu değerlerin herkesçe bilinmesi ve bilimsel veriler ışığında ortaya çıkan bilgilerin de dünya genelinde duyulması ana hedeflerimizdendi.

Neler Yaptık

Tüm bu hedefler doğrultusunda TÜBİTAK, Güney Marmara Kalkınma Ajansı ve İstanbul Üniversitesi ile ortaklaşa çalışmalar gerçekleştirdik. Öncelikli hareketimiz 1. Dünya Savaşı sırasında batan gemilerin listesini çıkartmak, ardından sonar ve sismik haritalama yöntemleriyle yer tespit çalışmaları yapmak oldu. 150 km²'lik bir alanda gerçekleştirdiğimiz tarama çalışmalarında araştırma kapsamını genişleterek, antik dönemden günümüze kadar olan süreçte oluşan deniz tabanındaki değişiklikler ve yine aynı dönemden günümüze tüm batıkların yer tespitini gerçekleştirdik.

Aynı zamanda alandaki biyoçeşitlilik analizi için tür tespiti çalışmalarının yanı sıra dalış güveliği açısından doğru ekipman seçiminin sağlıklı yapılabilmesi adına da çalışmalar yaptık. Bu bakımdan dönemsel su sıcaklıkları ile akıntı yön ve rejimlerinin analizini de eksiksiz şekilde gerçekleştirdik.
Tüm bu verileri elde etmek ve bilimin ışığında eksiksiz şekilde projeyi tamamlayabilmek için sismik tarama sistemlerinden oşinografik vinçlere, yandan taramalı sonarlardan GPS sistemlerine kadar 25 teknik ekipman ve 30’dan fazla kişiyle soluksuz bir şekilde emek verdik. 

Dalış güvenliği ve batıkların ziyareti sırasında çapa at-çek işleminden kaynaklı dalış teknelerinin bağlanma problemlerinden korunması amacıyla 16 dalış noktasında tonoz ve şamandıra yerleştirilmesini sağladık. Bu sayede dalış operasyonları daha güvenli ve hızlı bir hal almasının yanı sıra gelecek nesillere bütünlüklerini sağlayarak aktarılmasını da sağlamış olduk.

Yapılan Araştırmalar

Bu bağlamda ortaya çıkacak sonuçların öneminin farkında olarak, titizlikle gerçekleştirmemiz gereken çalışma süreçlerini başlattık. İlk etapta çalışma alanımızı H.M.S. Majestic batığının bulunduğu alanı 1 numara atfederek 7 alan şeklinde kıyı boyunca bölümlendirdik. Bu 7 bölümün tamamında ilk etapta sığ ve derinlik ölçümü yapmak için çok ışınlı iskandil cihazı kullandık. Derinlik, sığlık tespiti dışında batimetri çalışmasıyla batıkların kontur, 3b ve imaj haritalamasını da gerçekleştirmiş olduk. Bu çalışmayı takiben Yandan Taramalı Sonar Ölçümleri, Sonar Haritaları üretimi ve suyun akıntı, sıcaklık dengeleri ölçümlediğimiz Oşinografik çalışmaları gerçekleştirdik. Bu gibi birçok teknik detay ve yoğun dikkat gerektiren Yüksek Çözünürlük çalışması, 3 Boyutlu Batık Modelleme Çalışması, Denizel Flora ve Fauna Gözlem Çalışmaları, Drone ile Ortofoto Haritalama Çalışması, Akustik Dalgıç Takip Sistem Çalışmaları ve son olarak Sualtı Parkı Planlama Çalışmaları’nı da büyük bir titizlik ve özveriyle doğa koşullarının tüm zorluklarına rağmen tamamlamayı başardık.

Neler Başardık

Tüm bu çalışmaların sonucunda 1. Dünya Savaşı’ndan kalma 25 batık, 43 farklı ekosistem çeşitliliği ile 2 doğal resif, yakın tarihli 1 ticaret gemisi batığı ve antik dönemden kalma 1 batık tespit edilerek 29 farklı dalış noktası ülkemizin tarihsel ve kültürel hazinelerine kazandırılmış oldu.

Uluslararası alanlarda tanıtılmasına yönelik faaliyetlerimizi gün geçtikçe arttırarak devam ettik. Her yıl düzenlenen uluslararası tekne ve su sporları endüstrisi için bir ölçüt olarak kabul edilen Boot Düsseldorf fuarında düzenli olarak yerimizi alarak uluslararası arenada tanıtılmasını sağladık.
Dünyanın en büyük teknik dalış konferansı olarak kabul edilen ve 2 yılda bir Polonya’nın Gdynia kentinde düzenlenen BalticTech 2024’e yerimizi alarak uluslararası platformda ilgililerine tanıtılmasını sağladık.

Gallipoli Wreck Fest adı ile 2025 te başlattığımız uluslararası sualtı batık fotoğraf yarışması ile 18 farklı ülkeden yarışmacılar, katılımcılar ve jüri üyeleri ile gerçekleştirdiğimiz organizasyonumuzla dünyada bu alanda konumlanmayı başardık.

Sonuç ve Teşekkürler

Ülkemiz ve dünya tarihi açısından herkesçe bilinen bir öneme sahip Çanakkale Gelibolu sualtı zenginlikleri, ülkemiz coğrafyasının globalde en bilindik değerleri haline gelmesinin ilk adımları böylelikle atılmış oldu. İlerleyen dönemde de birçok çalışma gerçekleştirilecek olup yeni tarihi ve ekosistem zenginliklerinin de ülkemize kazandırılarak sportif amaçlı dalış turizminin merkezi haline gelecek çalışmaları sürdürmeye devam edeceğiz.

Bu bağlamda proje ortağı olarak bizimle birlikte yer alan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’na, İstanbul Üniversitesi’ne, Güney Marmara Kalkınma Ajansı’na ve TÜBİTAK’a verdikleri sonsuz emek ve destek için teşekkürlerimizi sunarız.

.